Nazlıaka, "Gökçek'i Kulaklarından Yakaladık" Dedi

Tarih : 17 Eylül 2015

CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Ağustos 2014 tarihinden itibaren Ankaralıları şikayetçi olduğu şebeke suyuna ilişkin gerçekleri ortaya çıkardı.

Ankara’da artan ishal vakaları sonrasında Nazlıaka’nın ve meslek odalarının basın açıklamalarının yarattığı baskı sonucu Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Gökçek, iki önemli itirafta bulundu. Bunlardan birincisi Ankaralılardan aylarca Kızılırmak suyunun verildiğini saklamasıydı. ASKİ’nin web sayfasında Şubat 2009 itibariyle Kızılırmak suyunun verilmediği yazmasına rağmen; Melih Gökçek 11 Eylül 2014 tarihinde yaptığı basın açıklamasında 3 aydır Kızılırmak suyunun verildiğini söyledi. Gökçek’in ikinci itirafı ise damacana şirketlerine yönelik olmuştur. Su tartışmalarının başladığı ilk günlerde damacana şirketleriyle Aylin Nazlıaka’nın ortak olduğuna ilişkin iftira atan Gökçek, Nazlıaka’nın belgelerle birlikte yaptığı basın açıklaması sonrasında damacana şirketlerine yatırım yaptığını itiraf etmek zorunda kalmıştır.

Nazlıaka’nın şebeke suyuna ilişkin gerçekleri kamuoyu ile paylaşması sonrasında gündem değiştirmeye çalışan Melih Gökçek, Nazlıaka’yı kamuoyu önünde hedef göstermiştir. Nazlıaka, bu saldırılara ilişkin basın açıklaması yapıp şunları söylemiştir:

“Gökçek, Ankara’nın suyunda neler olup bittiğini saklamak için evime saldırmıştır. Üç gün önce belediye başkanı olmuş gibi kendine malzemeler edinmeye çalışmaktadır. Kendi suçlarını örtmek içinde kamunun gücünü kullanmaktadır. Aynı yerden alınan numuneleri biz de test ettirdik. Ve tabii ki de Gökçek’in rakamlarla oynadığı bir kez daha ortaya konulmuş oldu. Uzmanlar, Gökçek’in iddia ettiği verilerin çamurlu kaplarda bile çıkamayacağını söylemektedirler. Gökçek, Ankara’nın su sorununu şahsım üzerinden kişiselleştirerek gündem değiştirmeye, hedef göstermeye çalışmaktadır. Sorun Aylin Nazlıaka’nın kullandığı su değil Ankaralılara reva görülen suyun durumudur. Yıllarca beceriksizliklerinin bedelini Ankaralılara ödeten Gökçek, şimdi de Ankaralıların sağlığıyla oynamaktadır. Gökçek, şahsım üzerinden yaptığı açıklamalarla kamuoyunu oyalamaktadır. Ankara’da alınan 478 numunenin sonuçlarını halen açıklamamıştır. AÇIKLAYAMAMAKTADIR! Gökçek beni ve site sakinlerini kaçak su kullanmakla suçlamıştır. Şimdi size çok önemli bir belge sunacağım. Elimdeki belgeden de göreceğiniz gibi;  08/06/2007 tarihinde, 36899 no’lu 4946 sicil sayılı dilekçeyle Site Yönetimimiz ASKİ Genel Müdürlüğüne başvurmuş sitemizdeki kuyu suyu hakkında bilgilendirmiştir. Bu dilekçede ASKİ’den yasal ve idari işlemler konusunda gereğinin yapılması talep edilmiştir. Ama düne kadar ASKİ görevini yapmamıştır. ASKİ bu dilekçeyi görmezden geldiği gibi; Gökçek Ankara’nın su problemini dile getirdiğim için benden hınç alırcasına evime, aileme ve komşularıma saldırmıştır. Okuldan gelen çocuklarım evimizin önünde kameralarla karşılaşmıştır. Bu belgeyle bir kez daha ortaya çıkmıştır ki sitemizin suyu kaçak değildir ama Ankara’nın Belediye Başkanı kaçaktır! Gökçek’in Ankara’da yatacak yeri yoktur!”

“SAĞLIK BAKANLIĞI HAKLILIĞIMIZI ORTAYA KOYMUŞTUR”

Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, Sağlık Bakanlığı’nın Ankara’nın şebeke suyuna ilişkin tartışmaları sona erdirdiğini belirterek, “Haklılığımız ortaya çıkmıştır. Yaklaşık iki aydır devam eden Ankara’daki su tartışmalarında, sorumluluklarını yerine getirmek yerine konuyu kişiselleştirerek saldıran Melih Gökçek’in suyla ilgili sakladığı gerçekler ortaya çıktı. Su tartışmasının başladığı günlerde “kokusu ve rengi dışında bir sorun yok” açıklamasını yapan Sağlık Bakanı Sayın Müezzinoğlu, damacana suyu kullandığını söylemişti. Daha sonra Sağlık Bakanlığı’nın kantinlerine asılan bir yazı ile çayın, Gökçek’in şebeke suyu ile değil kapalı su ile yapıldığı bilgilendirmesi yapılmıştı. Nihayet Bakanlık tarafından Gökçek’e yapılan uyarı ortaya çıktı. Şebeke suyunu tahlil ettiren Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu, şebeke suyunun insani tüketim için uygun olmadığını ortaya koydu” diye konuştu.

Nazlıaka’nın bahsettiği yazı; Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Başkanı Prof. Dr. Seçil Özkan imzasıyla 19 Eylül’de Ankara Valiliği’ne yazılmıştır. Bu yazıda Temel Sağlık İstatistikleri Modülü’nden alınan verilere göre sudan kaynaklanan ishal ve karın ağrısı vakalarında ortalamanın çok üzerinde artış olduğunun saptandığı belirtildi. Musluk suyu içtiği yalanıyla Ankaralıları kandıran Gökçek’in suyu için şu bilgi raporlandı: “2014 yılında alınan numunelerde içme-kullanma sularında demir, nitrat, alüminyum, arsenik, c. perfringens, enterokok, eschcrichia coli ve koliform bakteri parametreleri yönünden İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik’te belirtilen sınır değerlere göre uygunsuzluk bulunduğu, klor düzeylerinin ise yetersiz olduğu tespit edilmiştir.” Prof. Dr. Seçil Özkan imzalı yazıda ayrıca Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin defalarca uyarılmasın rağmen herhangi bir iyileştirmenin yapılmadığı belirtilerek “Gerekli tedbirlerin alınmaması durumunda başkanlığımızca ilgililer hakkında cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulacak ve tespit edilen uygunsuzlukları kamuoyu ile paylaşılabilecektir. Bahse konu uygunsuzluk ve yetersizliklerin acilen giderilmesini rica ederim.” denilmiştir.

Bakanlığın açıklamasının ardından Ankara Büyükşehir Belediyesi Belediye Meclisi’nin 10 Temmuz 2014 tarihli 1133 sayılı kararını da açıklayan Nazlıaka, “O kararda Ankara’nın Sincan İlçesinin Akçaören Mahallesi’nin su tahlillerinde arsenik oranın yüksek olduğu bilgisi yer almaktadır. Ayrıca kararda, mahallenin kanalizasyon depolama tesisinin olmadığı, mevcut suyun kullanıma yeterli olmadığı, su deposunun yenilenmesi gerektiğine ilişkin raporun oy birliği ile kabul edildiği yazılmaktadır” bilgisini kamuoyu ile paylaştı.  Nazlıaka, mahalleye ilişkin şu bilgiyi verdi: “Gökçek çıkıp diyecek ki ama o mahalle İvedik’ten gelen şebeke suyunu kullanmıyor. Akçaören, Ankara Valiliği’nin 17.08.2005 tarihli 3182 sayılı yazısına istinaden Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 16.09.2005 tarihli 2513 sayılı kararı ile köy statüsünden mahalleye dönüşmüştür. Yani bu tarihten itibaren Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin sorumluluk alanı içindedir. Aradan geçen neredeyse 10 yıla rağmen mahalleye halen şebeke suyu bağlanmamıştır. Akçaören mahallesi muhtarının yıllar önce ASKİ’ye mahallenin suyunda arsenik olduğunu bildirmesine ve bir an önce şebeke suyunun bağlanması gerektiğine ilişkin dilekçe vermesine rağmen ASKİ sorumluluğunu yerine getirmemiştir. Akçaören Mahallesi’ne ilişkin son raporun ardından ancak bir ay kadar önce su deposu temizlenebilmiştir. 10 yıldır ASKİ’nin sorumluluğunda olan bu mahalle sakinleri her gününü şebeke suyu borularının döşenmesine yönelik alt yapı çalışmalarını sorgulayarak geçirmektedir.”

Nazlıaka, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nin Ankaralıların su hakkını gasp ettiğinin altını çizerek “Melih Gökçek, Ankaralıların hakkını savunduğum için bana, aileme, evime ve komşularıma saldırmıştır. Konuyu değiştirmek için çirkinleşmiştir. Melih Gökçek bir kent suçlusudur. Kamunun gücünü kendi siyasi çıkarları için kullanmaktadır. Sorumluluklarını yerine getirmemektedir. Görevini kötüye kullanmaktadır. Bir Roma atasözü der ki “Kurt kulaklarından yakalanır”. Melih Gökçek, kulaklarından yakalandığı için bu kadar çok bağırıyor, iftiralar atıyor, şov yapıyor. Gökçek, Ankaralılara aylardır kullandırttığı suyun hesabını verene kadar ben bu işin peşini bırakmayacağım. Bu da böyle bilinsin…” diye konuştu.