Nazlıaka Sözcü Gazetesi Çalışanı Mediha Olgun'u Ziyaret Etti

Tarih : 12 Haziran 2017

Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, tutuklu gazetecileri ziyaret etmeye devam ediyor. 

Sözcü Gazetesi muhabiri Mediha Olgun'u tutuklu bulunduğu Bakırköy Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda ziyaret eden Nazlıaka Mediha Olgun ile görüşmesini Sözcü Gazetesi'ne aktardı. 

Nazlıaka'nın Sözcü Gazetesi'nde yayınlanan haberi şu şekilde:

 

‘Bu haksızlığın bir an önce sonlanacağını umuyorum’

 

 

 

?Bu haksızlığın bir an önce sonlanacağını umuyorum?

Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka Bakırköy Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda arkadaşımız Mediha Olgun'u ziyaret etti. Olgun, Nazlıaka aracılığı ile okurlarıyla, çalışanlarıyla bir bütün olarak gördüğü tüm SÖZCÜ ailesine ve kendisine destek olan herkese selamlarını ve sevgilerini yolladı. “Beni merak etmeyin, iyiyim. Önemli olan Türkiye'nin iyi olması. Adalete olan inancımı yitirmedim. Bu haksızlığın bir an önce sonlanacağını umuyorum” dedi. Nazlıaka, Olgun ile yaptığı görüşmeyi SÖZCÜ için kaleme aldı: “Olgun, ilk günlere kıyasla cezaevi koşullarına biraz daha alışmış. “Bazen çok iyiyim, bazen çok ağlıyorum. Özellikle akşam saatlerinde çok kötü oluyorum; çünkü benim için akşam eve gitmek demek, oğlumla beraber yemek demek, dinlenmek demek. 20 yıllık gazeteciyim, işimi çok seviyorum. Ben hep gün boyu yoğun çalışıp akşamları koşa koşa eve giden birisi oldum. İşte o gidişleri çok özlüyorum” dedi.

DÜNYANIN EN ÖZGÜR ÜLKESİNİ İNŞA EDECEĞİZ Nazlıaka, ?FETÖ bahanesiyle basın emekçileri hapsedilmek isteniliyor, ama gazetecinin kalemi kırılamaz. Avrupa'nın en büyük cezaevini yapmakla övünen iktidarın yerine dünyanın en özgür ülkesini inşa edeceğiz. Bu mücadeleyi büyütenlere selam olsun? dedi.

DÜNYANIN EN ÖZGÜR ÜLKESİNİ İNŞA EDECEĞİZ
Nazlıaka, “FETÖ bahanesiyle basın emekçileri hapsedilmek isteniliyor, ama gazetecinin kalemi kırılamaz. Avrupa'nın en büyük cezaevini yapmakla övünen iktidarın yerine dünyanın en özgür ülkesini inşa edeceğiz. Bu mücadeleyi büyütenlere selam olsun” dedi.

CEZAEVİNDE KADIN YARATICILIĞI

Anlattığına göre, Mediha Olgun iki katlı bir koğuşta kalıyor. Koğuşta üç oda var. Yatak odaları aşağıda, mutfak ve salon üst katta. Akşamları salonda hep birlikte televizyon izliyorlar. “Vatanım Sensin” ve “İçerde” dizilerini kaçırmıyorlar. Mediha daha önce dizi izlemediği için koğuştakiler önceki bölümleri özetlemiş. Kadınların yaratıcılığı cezaevinde de kendini göstermiş. Semaverde biber kızartmayı, kumpir yapmayı denemişler, çok güzel olmuş.

BİR İLETİŞİM ARACI OLARAK DİLEKÇE

Mediha, ilk 5 gün üzüntüden hiçbir şey yememiş, epey kilo vermiş. Hücrede tek başına kaldığında durmadan ağlıyormuş. Diğer koğuştakiler ona seslenmiş: “Ağlama, dilekçe yaz.” O günden beri dilekçeyi bir iletişim aracına dönüştürmüş. Günde beş dilekçe yazdığı oluyormuş; sandalye, kitap, gazete isteği, cezaevi müdürü ya da psikiyatrist ile görüşme talebi gibi nedenlerle yazdığı dilekçeler için “Burada koğuş dışıyla olan tek iletişim yöntemi” diye bahsediyor. Olgun içerde durmadan yazıyormuş. Üzerinde çalıştığı bir kitap varmış. Bir de potansiyel hükümlüler için bir kılavuz yazıyormuş: “Nezarethane ve Hapishane Kılavuzu.”