"Tecavüz İnsanlık Suçudur, Meşrulaştıramazsınız"

Tarih : 18 Kasım 2016

Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, AKP tarafından gece yarısı operasyonuyla geçirilmek istenen ve tecavüzü meşrulaştıran yasa tasarısına karşı çok sert tepki gösterdi. Ankara Barosu Kadın Hakları Komisyonu üyesi Avukat Sibel Kızılkaya ile birlikte açıklama yapmak isteyen Nazlıaka, misafirinin basın salonuna alınmamasına tepki göstersi. Basın salonu kapısında çok sayıda basın mensubunun katılıyla gerçekleşen basın açıklamasında Nazlıaka şunları söyledi: 

 

 

 

"Sevgili basın mensupları;

Anadolu da bir söz vardır. “Ar damarı çatlamış” deyimi.

Bu söz artık utanma duygusunu kaybedenler için kullanılır.

İnsan onur ve hasiyetiyle yakışmayan işleri olağanmış gibi görenler için yapılan bir benzetmedir aynı zamanda.

Dün gece TBMM’ye öyle bir önerge getirildi ki bu önergeyi hazırlayanlar, bu önergeye imza atanlar, kabul oyu verenler için bu sözü kullanmak istiyorum ama bu söz bile durumu anlatmaya etmeye yetmiyor.

Toplumun her kesimden yükselen tepkiler öyle ağır ki bizler siyasetçi sorumluluğu ile ancak bunu söyleyebiliyoruz.

AKP’nin gece yarısı operasyonları ile evrensel hukuk normlarına uymayan, akla mantığa sığmayan önergeleri bu meclisten geçirdiğine sık sık tanıklık ettik. Ancak dün bir kez daha “pes artık” deme noktasına geldik.

Peki bu duruma şaşırdık mı? Maalesef, hayır…

Çocuk tecavüzcüsü Ensar Vakfı’nı aklayan, “bir kereden bir şey olmaz diyen”, “canım, onunda orada ne işi varmış” cümlesini kurabilen siyasi kadroların tecavüzcüleri adeta teşvik eden, çocuk evliliklerini meşrulaştıran, bir insanlık suçu olan tecavüzü hak gören bir düzenlemeyi TBMM’yi getirmesine de şaşırmadık.

Şimdi bunların zihin haritasını anlamak için sizinle bir örnek paylaşmak istiyorum.

AKP Milletvekili adayı Vadettin İnce’nin katıldığı bir programda “İslam hukukuna göre buluğ çağına giren kız çocukları evlendirebilir ve bunun çocuk istismarı olarak görülmesi İslam’a aykırıdır” diyor. Suçu öven, suça teşvik eden, dini istismar eden bu şahıs hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Ancak bu açıklama adeta bir malumun ilanıdır. AKP zihniyeti çocuk yaşta evlilikleri meşrulaştırıyor, bunu kelime oyunlarıyla, yasalarla oynayarak yapmaya çalışıyor.

Şimdi buradan Sayın Adalet Bakanı’na sesleniyorum. Sayın Bakan, tecavüzü olağan, tecavüzcüyü masum, mağduru sorumlu gören ve tecavüze uğrayanı adeta tecavüzcünün önüne atan önergeleri gece yarısı meclise getirmek yerine, sapkın açıklamalar yapan şahıslar hakkında işlem yapınız.

Dikkatinizi çekmek istediğim bir konu daha var. Bu madde kadın örgütlerinin uyarına rağmen hazırlandı. AKP bir kez daha kadın örgütlerini yok saydı.

Dün geceden beri söz konusu önergeyi konuşuyoruz. Ancak maddenin tamamı sorunludur. Bu madde cinsel ilişkide rıza yaşını 15’den 12’ye indiriyor. Bu 12 yaşında yapılan evliliklerin de meşrulaştırılması anlamına geliyor. Bugün açıklama yapan Adalet bakanı Bekir Bozdağ “bu geçici bir düzenlemedir; bir defa uygulanacaktır” diyor. Biz AKP’nin “bir defadan bir şey çıkmaz” cümlesini daha önce de duymuştuk. Şimdi bir kez daha halka yanlış bilgi veriyorlar. Bu düzenlemeden sonra tecavüzcüleri korumak için yeni bir yasaya ihtiyaç kalmayacaktır. Çünkü bundan sonra 12 yaşından itibaren cinsel istismar suçu işleyenler cezaevine girmeyecektir.

 

Kadın örgütlerinin emeği, yüreği ve kararlı mücadelesi sayesinde 1 Ocak 2002'de yürürlüğe giren Medeni Yasa ve 1 Haziran 2005'te yürürlüğe giren Türk Ceza Yasası'ndaki kadını güçlendiren düzenlemelerden AKP iktidarının ne kadar rahatsız olduğunu biliyoruz. Bu madde 2005’de kazanılmış haklarımızı geri alma operasyonunun ilk adımıdır. Ama biz buna izin vermeyeceğiz.

 

Değerli basın mensupları siyasi kimliklerimizi, görevlerimizi bir kenara bırakalım, hepimizin ailesinde çocuklar var. İçimizden kim bu önergenin doğru olduğunu savunabilir? Şimdi bu önergeyi hazırlayanlara, imza atanlara, evet oyu verenlere sormak istiyorum. Hangi yüzle sokağa çıkacaksınız? Çocukların yüzüne bakabilecek misiniz? Hangi yüzle tecavüz mağduru çocuklarımızın karşısına çıkacaksınız? Yarın öbür gün halkın önüne çıktığınızda yüzünüz kızarmayacak mı?

Tarih bu kara lekeyi, bu utanç önergesini yazacaktır.

Değerli basın mensupları;  “kadın düşmanı, çocuk düşmanı bir iktidar ile karşı karşıyayız” desek sanırım yanlış olmaz. Bunu biz söylemiyoruz, rakamlar söylüyor. Bakınız AKP iktidarları döneminde kadına şiddet yüzde 1.400 arttı.  Adında kadın bulunmayan kadın bakanlığının başında bulunan kadın bakan kadına şiddete ilişkin resmi verileri açıklayamaz durumda, sizinle bir veriyi paylaşmak istiyorum, 2010-2015 yıllarında 15 ve 17 yaş arasında 142 bin 298 çocuk doğum yapmış. Bu sadece bir rakam değil içimizi yakan acı bir gerçek. 2008-2013 yılları arasında çocuklara yönelik cinsel taciz, tecavüz, cinsel istismar davalarında yüzde 400 artış olduğunu geçtiğimiz yasama döneminde paylaşmıştım.

İktidar gerçeklerin üzerini örtebilir ama gerçeklerden kaçamaz. Yıllardır kadına şiddet verilerini açıklayamıyorsunuz. Yıllardır 4+4+4’den sonra kaç kız çocuğunun okula devam edemediğini açıklayamıyorsunuz. Yıllardır çocuk gelin sayısını saklıyor, “resmi evlilikler üzerinden açıklama yapıyoruz” diyorsunuz. Hiç mi yüzünüz kızarmıyor? Kızlarımızın, kadınlarımızın durumu veriler saklanacak kadar kötüyken, hangi cesaretle bu önergeyi Meclis’e taşıyorsunuz?

Sevgili arkadaşlar, artık sözün bittiği yerdeyiz. Şeriat hükümleriyle yönetilen ülkeleri mi model alıyorlar? Cahiliye döneminde doğan kız çocuklarına ölümden başka seçenek sunulmazdı. Şimdi de buna benzer bir sürece mi giriyoruz? Ölüm tek kurtuluş yoluymuş gibi kadınları çaresiz bırakan bir zihniyet bu ülkenin milyonlarca kadınını yönetmeye çalışıyor. Hatırlatmakta fayda var: Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Melih Gökçek kürtaj tartışmasında tecavüz sonrası dünyaya gelen çocuklar için “çocuğun ne suçu var, bebek öleceğine anası ölsün” minvalinde konuşmuştu. Bu yasayı Meclis gündemine taşıyanlara sorum şu: Artık “tecavüzcüsüyle evlenmezse ölsün o zaman” mı diyeceksiniz? Peki, Elazığ’ın Karakoçan ilçesinde 20 erkek tarafından senelerce tecavüze uğrayan o kız çocuğunu nasıl koruyacaksınız? Peki, Gaziantep’te tecavüze uğrayan 9 aylık bebek bu yasanın neresinde? Engelli olduğu için, ses çıkaramadığı için tecavüze uğrayan çocuklarımızın ailelerine bu durumu nasıl anlatacaksınız? Sayın Bakan Bekir Bozdağ ”muhalefet kendine maden buldu” diye bir açıklama yapıyor. Siz kadın haklarını, çocuk haklarını bir maden olarak mı değerlendiriyorsunuz Sayın Bozdağ? Sizin zihniyetinizde insana insan olduğu için sahip çıkmak bir çıkar ilişkisi midir illa? Amacınız artık açık cezaevi haline gelen Türkiye’de, cezaevlerinde yer olmadığı için birilerini aklayıp dışarı salıvermek mi? Peki Sayın Bakan, bu yasadan yararlanabilecek yaklaşık dört bin kişi olduğunu dile getirdiniz. Haksız yere gazeteciler, akademisyenler, muhalifler içeri atılırken, bu dört bin kişiyi salıvermek adalete sığar mı?

Sevgili arkadaşlar, buradan tüm kadın hakları temsilcilerine, kadın örgütlerine, barolara sesleniyorum. Çocuklarımızın hakkı için bugün bir kez daha kol kola, omuz omuza durma vaktidir. Bizler bu yasanın Meclis’ten geçmemesi için elimizden geleni hep birlikte yapacağız. Ve buradan son kez bu yasaya imza veren vekillere sesleniyorum: Yarın çok geç olmadan bu hatadan dönün. İki seçeneğimiz kaldı arkadaşlar, ya bu karanlığa teslim olacağız, ya da o kirli elleri çocuklarımızın yakasından çektirip, onların özgür dünyasını kuracağız çünkü bu yaştaki çocuğu tek bir rızası olabilir. O da oyun oynamak!

Susmayacağız, yılmayacağız, sinmeyeceğiz!"